• 22 Mayıs 2018 Salı
TATAR DİLİ ve KAZAN 0 Yorum0 BEĞENİ
TATAR DİLİ ve KAZAN DEVLET ÜNİVERSİTESİ II

TATAR DİLİ ve KAZAN DEVLET ÜNİVERSİTESİ II

29 Şubat 2016 Pazartesi          

 Kazan Devlet Üniversitesi

Roza KURBAN

 

         Kazan İmparatorluk Üniversite’si XX. yüzyıl başlarındaki devrim ve rejim değişmesine kadar aynı ad altında çalışmalarına devam etmiştir. Geçen yıllar içerisinde Kazan Üniversite’si bilim yuvası ve sosyal merkez haline gelmiştir. 1917 Şubat ve Ekim Devrimlerinden sonra rejimin değişmesi sonucu Kazan İmparatorluk Üniversite’sinin adı Kazan Devlet Üniversite’si olarak değiştirilmiştir. Ekim Devrim’inden sonra Kazan Devlet Üniversite’sinde Tatar Dili ve Edebiyatı okutulmamıştır. Tatar Dili-Edebiyatı uzmanlarını yetiştirme görevini Kazan Devlet Eğitim Üniversite’si üstlenmiştir. 1920-1930’lı yıllarda Kazan Devlet Üniversite’sinde de Tatar Dili Kürsüsü açılmış, ancak bu kürsüde öğrencilere eğitim verilmemiştir. Tatar Dili Kürsüsü Tatar Dili’ni araştırma görevini yürütmüş olup, İkinci Dünya Savaşı’nın başlanması ile kapatılmıştır. 1924 yılında Vladimir-İliç Ulyanov Lenin’in (1870–1924) ölümünden sonra, Kazan Devlet Üniversite’sine Ulyanov Lenin adı verilmiştir.  Yani 25 Temmuz 1925 tarihinden itibaren üniversite Vladimir İliç Ulyanov-Lenin adındaki Kazan Devlet Üniversite’si olmuştur. Geçen bu süreç zarfında Kazan Devlet Üniversite’si her yönüyle daha da gelişmiştir. Kazan Tıp Akademisi, Kazan Havacılık Üniversitesi, Kazan Kimya Teknoloji Üniversitesi gibi birçok üniversite Kazan Devlet Üniversite’si bünyesinden ayrılıp tek başlarına bir üniversite olarak çalışmaya başlamıştır.

 

         Her dönem olduğu gibi Sovyetler de kendi propagandasını yaymak için üniversiteyi ve bilim adamlarını bir köprü olarak kullanmıştır. Bilhassa Stalin’in (1879–1953) bu konudaki atılımlarından ayrıca söz etmek gerekmektedir. Yıl 1944. İkinci Dünya Savaşı henüz devam etmektedir. 1944 yılında Kazan Tatarlarını yakından ilgilendiren 2 olay yaşanmıştır:

  1. İlk olay, Tatar tarihini yeni baştan yazma konusunda karar kabul edilmiş, Altın Ordu tarihi ile ilgili bazı kitaplar yasaklanmıştır. Ruslar tarafından Kazan Hanlığının işgali, Kazan Tatarlarının “kurtuluşu”, “İdil-Ural bölgesi için hayırlı oluşu” olarak değerlendirilmesi konusunda sıkı çalışmalar yapılmıştır. Özellikle Kazan Tatarlarının Altın Ordu ile hiçbir alakası olmadığı konusu üzerinde durulmuştur. Tarih kitaplarında Altın Ordu Devleti’nin yüceltilmesi “hata” olarak gösterilmiştir. Kazan Tatarlarını geçmiş tarihinden koparmak amaçlı, “1944’te SSCB KP’nin (Komünist Parti’nin) Merkezî Komitesi, TÖSSC (Tataristan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) KP’sinin bazı ‘hataları’nı yeren bir karar kabul eder. Bu ‘hatalar’dan biri olarak “Altın Orda’nın yüceltilmesi” gösterilir ve o aralar kitap olarak yayıma hazırlanmakta olan İdigey (Türkçe’de Edigey) destanı yasaklanır. Bundan sonra tamamen olumsuz olarak tanımlanmaya başlayan “barbar” Altın Orda tarihini Tatar tarihinden ayırmak için 1946 yılında Moskova’da Tatarların kökeni konusunda bir kongre düzenlenir ve Tatarların Altın Orda ile neredeyse hiç ilgileri olmadığı, büyük ölçüde İdil Bulgarları kökenli oldukları ilan edilir. Kazan Hanlığı’nın bir Moğol-Tatar devleti olduğu; Kıpçaklaşmış Bulgarlar olan Kazan Tatarlarının ise, bu Moğol-Tatar yönetimiyle mücadele ettikleri ve sonunda Rusların Kazan’ı almasıyla “kurtuldukları” tezi kabul edilir.” (Yirminci Yüzyılda İdil-Ural 2008: 269–270).  Kazan Tatar Türklerinin şanlı geçmişi Rusları rahatsız etmiş olsa gerek, yukarıda görüldüğü üzere Tatar tarihi Stalin’in emriyle tekrar “yazdırılmıştır”. Burada ister istemez, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün: Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”şeklindeki sözleri akla gelmektedir. Komünist Parti’nin kararı doğrultusunda sipariş üzerine yazılan bu tarih kitaplarında Türk-Tatarlar,  “barbar”, “yamyam”, “pis” olarak gösterilip, onlara hakaret edilmektedir.
  2. 1944’te yaşanan ikinci olay, Kazan Devlet Üniversite’sinde Tarih Filoloji Fakültesi bünyesinde Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü açılmıştır.

 

         İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği zor şartlar altında maddi imkânsızlıkların gölgesinde Tatar Dili Edebiyatı Bölümü’nü kurmak, erkeklerin neredeyse hepsi cephede olduğundan bir bayanın omuzlarına yüklenmiştir. Moskova’da yüksek lisans tezini savunarak diplomasını eline alan Rabiga Avzal kızı Hekimova Tatar Dili Edebiyatı Bölümü’nün müdürü olmuştur. 1944 yılının sonbaharında ilk öğrenciler ders başı yapmıştır. Ayrıca Tatar Dili ve Edebiyatı alanında uzman yetiştirme amaçlı Rabiga Hekimova yüksek lisans öğrencilerinin eğitimini de yola koymuştur. Hekimova, Kazan Tatarlarının zengin edebi mirasını, dilini derinlemesine öğrenmek için Rusya’nın çeşitli bölgelerine araştırma gezileri düzenlemiştir. 1951 yılında Rabiga Hekimova’nın vefatından sonra Tatar Dili Edebiyatı Kürsü’sü müdürlüğüne Prof.Dr. Hatip Gosman getirilmiştir. 1960 yılında Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü, Tatar Dili Bölümü ve Tatar Edebiyatı Bölümü olmak üzere iki ayrı bölüm halinde çalışmalarını sürdürmüştür. Kazan Devlet Üniversite’si bünyesindeki Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde yaşanan önemli gelişmeler, “perestroyka”, “glasnost” tabirlerinin öne çıktığı ve hayata geçirildiği 1980’li yılların ikinci yarısına denk gelmektedir. 1987 yılında tarih alanında uzman kadrolar yetiştirme amacıyla Tatar Dili Edebiyatı Bölümü’nde Tarih Kürsü’sü açılmıştır. 1990’lı yıllarda esen olumlu demokrasi rüzgârları Tatar Dili Edebiyatı Bölümünü de es geçmemiştir. Milli konuların gündemin ilk sıralarına yerleştiği o yıllarda, Kazan Tatarlarının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan önerge Kazan Devlet Üniversite’sinin Bilim Kurulu tarafından değerlendirilmeye alınmıştır. 23 Mart 1989 yılında gerçekleşen Kazan Devlet Üniversite’sinin genişletilmiş Bilim Kurulu’nda Tarih ve Filoloji Fakülteleri temelinde üçüncü sosyal bilimler fakültesi – “Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi”nin açılması ile ilgili tarihi karar oybirliği ile kabul edilmiştir. Kararın kabulü ile fakülteyi kurma görevi, Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi’nin ilk dekanı Prof. Dr. Telgat Galiullin’a verilmiştir. Tatar Dili, Tatar Edebiyatı, Tatar Dili ve Edebiyatının Eğitim Metotları, Tatarların Tarihi, Doğu Dilleri (1990) ve Tatar Dilini Öğretme (1992) Bölümleri olmak üzere fakültede 6 tane bölüm oluşmuştur. Yeni oluşturulan fakülte, aslında Tatar Dili Edebiyatı Bölümü’nün zaman taleplerini karşılayan devamcısıdır. Her bölümün kendi misyonunun olduğunu söylemek gerekir. Örneğin:

         Tatar Dili Bölümü, çağdaş Tatar Dili’nin yapısını öğrenme; Tatar Edebi Dili’nin gelişim tarihini ve kullanımını öğrenme; Tatar toponimisini öğrenme şeklinde üç yönde çalışmalar yapmaktadır.

         Tatar Edebiyatı Bölümü, Tatar Kelime Sanatı Tarihini, Teorisini, Edebiyatın gelişim-değişim kanunlarını, edebi bağlantıları araştırmaktadır.

         Tatar Dili ve Edebiyatının Eğitim Metotları Bölümü, Tatar Dili ve Edebiyatı’nın okullarda ve yüksek okullarda okutulmasının yöntembilimini ve metotlarını zaman ihtiyaçlarına göre geliştirme üzerine çalışmalar yürütmektedir.

         Tatarların Tarihi Bölümü,  Tatarların tarihi, Asya ve Afrika tarihi, kaynakları üzerine ders vermenin yanı sıra “Orta İdil ve Ural boyu halklarının XIII-XX. yüzyıllar arasındaki tarihi ve medeniyeti ile ilgili elyazmaları ve eski basılı kaynaklar” başlıklı konu üzerine arkeolojik geziler düzenlemektedir. Bulunan elyazması eserleri değerlendirme ve bilimsel çalışmaları kamuoyu ile paylaşmak bölümün görevlerindendir.

         Tatar Dilini Öğretme Bölümü, “Tatar Dilini Devlet Dili olarak ortaya koymanın teorisi ve pratiği: Tarih ve Zaman” üzerinde çalışmalar yürütmüştür. Ayrıca bölüm tarafından 40 ders kitabı ve çeşitli sözlükler hazırlanmıştır.  

 

         Fakültenin, eğitim-öğretim programında ve öğretmen kadrosunda fazla değişlik olmamış, sadece bazı yenilikler eklenmiştir. Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi bünyesine 1997 yılında “İngiliz Dili”, 2000 yılında “Alman Dili”, 2004 yılında “Mütercimlik ve Çevri Pratiği”, “Edebi Eleştiri ve Muharrirlik” gibi bölümler dâhil olmuştur.  2000 yılında Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi’nin Doğu Dilleri kürsüsü Şarkiyat Enstitüsü olarak bağımsız bir enstitü olmuş, fakültenin adı da Tatar Filolojisi ve Tarihi Fakültesi şeklinde değiştirilmiştir.

 

         1944 yılının sonbaharında 10 öğrenci ile eğitim hayatına başlayan Tatar Dili Edebiyatı Bölümü daha sonraki yıllarda öğrenci kontenjanını 20-25’e çıkarmıştır. 1951 yılından itibaren çalışanlar için devam etmeden eğitim alabilme olanağı sağlayan sınıflar[1] açılmış ve birinci sınıfa 20 öğrenci alınmış, daha sonra bu sayı 25-30’a çıkartılmıştır. Tüm dünyaya yayılan 7 milyon Kazan Tatarı[2] için Tatar Dili Edebiyatı Bölümü’nde açılan 50 kişilik kontenjan çok sınırlı bir sayı olmasına karşın, bölüm Kazan Tatarlarının dil edebiyat sahasındaki ihtiyaçlarını karşılamak için çaba harcamıştır. 1989 yılında Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi’nin kuruluşundan sonra 1990’lı yıllarda fakültenin 1.sınıfına 100 öğrenci alınmıştır. 1992 yılında, Tataristan Cumhuriyeti eğitim bütçesinden Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi’ne büyük bir pay ayırdığından kontenjan 140’a yükseltilmiştir. 2000’li yılların başında Tatar Filolojisi ve Tarihi fakültesinde toplam 800 civarında öğrenci eğitim almıştır. Ayrıca 1991 yılından itibaren Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi’ne bağlı Doktora Tezlerini Savunma Kurul’u faaliyetlerine başlamıştır. Bu konuda yapılan işlerle ilgili fakülte hocası Prof. Dr. Hatıyp Miñnegulov şunları yazmıştır: “Kurul’da 29 doktora, yüzden fazla yüksek lisans tezi savunulmuştur. Şunu da belirtmek gerekir ki, bu Kurul yalnız Tataristan için değil, belli bir ölçüde diğer bölgeler için de çalışmalar yapmaktadır. Burada Başkurdistan, Komi, Çuvaşistan, Mordovya, Tömen, Dağıstan, aynı zamanda Kazakistan’dan gelenler de tezlerini savunuyorlar.” (Miñnegulov 2010: 234). Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi’nde 15 profesör, 18 doçent, 3 öğretim görevlisi, 8 öğretim elemanı görev yapmıştır. Yukarıda görüldüğü üzere, Kazan Devlet Üniversitesi’nin Tatar Filolojisi, Tarihi ve Doğu Dilleri Fakültesi 1990-2000’lı yıllar arasında en parlak, en verimli dönemini yaşamıştır. Fakültenin asli görevi Tatar Dili Edebiyatı uzmanları, filologlar yetiştirmektir. Fakülteyi tamamlayan öğrencilerin bir kısmı fakültede kalarak akademik çalışmalarına devam etmektedir. Bugün Tataristan’da faaliyet gösteren Tatarca “Maarif”, “İdel”, “Miras”, “Meydan” gibi dergilerin, gazetelerin başmuharrirleri, televizyon, radyo çalışanları Tatar Filolojisi ve Tarihi Fakültesi mezunlarıdır. Ayrıca Reşit Sabirov, Ramil Töhvetullin gibi ünlü Tatar sanatçıları, Mösegıyt Hebibullin (1927), Renat Möhemmediyev (1948) gibi ünlü tarihi roman yazarları da bu fakültede eğitim alanlardandır. Türkoloji sahasında dünya çapında isim yapmış olan fakülte mezunları arasında Türk-Tatar Onomastiğinin Babası olarak adlandırılan Prof. Dr. Gomer Sattarov (1932), ünlü Tatar şairi Gabdulla Tukay ve Tatar yazar Gayaz İshakıy ile ilgili çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Rezeda Ganiyeva (1932) gibi isimler ön plana çıkmaktadır. Kazan Devlet Üniversitesi’nin Tatar Filolojisi ve Tarihi Fakültesi, uluslararası platformda da söz sahibi olduğunu söylemek gerekir. Fakülte Türkiye’deki Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Finlandiya’daki İslam Cemiyeti gibi kurumlarla ortak çalışmalar yürütmektedir. Örneğin, Ankara’da yayımlanan 30 ciltlik “Türk Dünyası Edebiyatları Tarihi, Antolojisi Sözlüğü”nün hazırlanmasında Tatar Filolojisi ve Tarihi Fakültesi öğretim üyeleri de katkıda bulunmuştur.



[1] Çalışanlar için devam etmeden eğitim alabilme olanağı sağlayan sınıflar, bir nevi Türkiye’deki açık öğretime benziyor. Bilindiği gibi, açık öğretim, dersleri radyo, televizyon vb araçlarla yayımlanan veya posta ile ilgililere ulaştırılan ve yükseköğretimde uygulanan eğitim. Kazan Devlet Üniversitesi’nde uygulanan eğitim gereği, öğrenciler Ocak ve Haziran ayları olmak üzere yılda iki kere üniversitede bizzat üniversite hocalarından ders almakta ve sınava tabi tutulmaktadır. Ayrıca mezuniyet sırasında sınav dışında, edebiyat veya dil sahasında tez hazırlayıp savunmaktadır.  

[2] Kazan Tatarlarının sadece %25’i Tataristan’da yaşamaktadır.


900 Görüntülenme Sayısı
  

Sizin Yorumlarınız Bizim İçin Önemli *