• 13 Aralık 2017 Çarşamba
Igor STRELKOV: Türk 0 Yorum0 BEĞENİ
Igor STRELKOV: Türkiye yakın bir zamanda muhtemelen Suriye?yi işgal edecek

Igor STRELKOV: Türkiye yakın bir zamanda muhtemelen Suriye?yi işgal edecek

19 Haziran 2016 Pazar          

 Igor STRELKOV: Türkiye yakın bir zamanda muhtemelen Suriye’yi işgal edecek 



Daha önce gönüllü olarak Bosna’da ve Çeçenistan’da Müslümanlara karşı savaşmış, Rus Askeri İstihbarat Kurumu olan Federal Güvenlik Bürosu (GRU) Kontra Terör Dairesinde faal saha ajanı ve planlayıcı olarak uzun yıllar çalışmış; 2013 yılında emekli olmakla beraber, ilginç bir şekilde Şubat 2014’te (Rus İşgal hareketlerinin başlangıcı) Kırım Parlamentosu Başkanı S.V.Aksenov’un danışmanı olarak görev yapmaya başlamış, ayrıca Ukrayna Donbas’taki bağımsızlık hareketinin bir organizatörü olarak ayrılıkçı savaşta önemli bir rol oynamış olan, kendisini Rus milliyetçisi ve emperyalist olarak tanımlamaktan çekinmeyen, Doğu Ukrayna’daki savaştaki rolü nedeniyle Ukrayna otoriteleri tarafından terörizm ile suçlanan, AB tarafından uygulamaya konulan yaptırımlar listesinde adı bulunan Emekli Albay Igor STRELKOV,  Şubat ayında olası bir Türk-Rus Savaşı’na yönelik düşüncelerini paylaştığı bir demeç verdi. Demecin detayları sonraki paragraflarda:



Strelkov, Igor Ivanovich, “Novorossia” İnsani Sivil Toplum Kuruluşu Başkanı, 25 Ocak Komitesi Başkanı.

Zannediyorum (tam bir harbe dönüşebilecek) askeri bir çatışma beklenebilir. Sadece Türkiye ile de değil, tüm Rusya çevresinde karmaşık bir savaş. Ancak müsaade ederseniz analizime ilk baştan başlayayım.

Türkiye’nin sınırlarında bir Kürt devleti kurulmasına; özellikle kurtulmaya çalıştığı Esat rejimi ile müttefik olacağı da dikkate alındığında (tanınmamış da olsa) izin veremeyeceğine yönelik bir grup analizcinin görüşlerine tamamen katılıyorum.

Rus seferi kuvvetleri (çoğunlukla hava unsurları ve istihbarat birimleri) Türkiye dâhil dış güçler tarafından desteklenen çeşitli İslamcı Sünni grupların, Esat rejimini ağır bir yenilgiye uğratması ve laik kuvvetlerin kalıntılarını Alevi bölgelerine doğru sürmesi ve daha sonra Esat’ın geçici müttefikleri olan Kürtlere yönelmesi şeklindeki olumsuz senaryonun gerçekleşmesine engel olmayı başardılar.

Rus televizyonlarından verilen “medya” zaferlerinin gerçek kazanımları olduğundan daha büyük ve önemli gösterdiği gerçeğine rağmen; Suriye ordu birlikleri, İranlı gönüllüler, Hazara misyonerler ve Hizbullah savaşçıları gibi çok farklı yığınlardan oluşan rejim destekçileri, Rus hava ve topçu desteği ile yavaşça ama istikrarlı bir şekilde Lazkiye ve Türkiye sınırındaki Halep’te toprak kazanımlarına başladılar. Ve nihayet ilerleyen Kürtlerle doğrudan işbirliği içinde, kontrol altına alınması tüm savaşan taraflar açısından son derece önemli olan, Halep şehrini abluka altına almayı başardılar.

İstanbul’daki  “ılımlı İslamcılar” ve milliyetçiler için, bölgede kendi adına vekâlet savaşı yürüten tarafların yenilgisi, sadece PR nedenleri ile de değil ama esasen aşikâr olan sonuçları anladıklarından, kabul edilemez: Çünkü Kürt milisler, Şam rejimi ile birlikte ülkenin Kuzey Batısında İslamcı aşırılıkçılarla olan işlerini bitirdikten sonra, Türkiye’deki Kürt bölgelerine odaklanacaklardır.

Bu durum sanki Ukrayna Donbas’taki hali yansıtıyor: Yenilgiye uğratılamayan Donbas’taki milisler düşman kuvvetlerinin Kırım’a yönelmesine engel olmakta. Benzer şekilde, Suriye’deki Türkmen milisler Güneydoğu Türkiye’deki Kürt ayaklanmasına karşı Türkiye’nin bir “sigortası” konumunda.

Bu yüzden, Türk yönetiminin fazla bir seçeneği yok. Büyük ihtimalle çok yakın bir süre sonra Suriye’yi işgal edeceklerdir. Bu durum, her koşulda Suriye ordusu ve onu destekleyen Rus kuvvetleri ile doğrudan bir çatışmaya neden olacaktır. Müteakip olaylar ise değişkenlik gösterebilir.

Çatışma mahallî çatışmalardan sınırsız harbe kadar değişkenlik gösterebilir. Ancak kaçınılmaz olan bir şey Türklerin, (harp sahasındaki kuvvetlerimizin ikmalinin aslan payının geldiği) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını Rus harp ve yük gemilerinin geçişlerine kapatacak olmasıdır. Türkler yine büyük ihtimalle, Suriye sınır bölgelerinde, Lazkiye’deki üslerimizi havadan desteklememizi imkânsız hale getirmese bile çok zorlaştıracak bir uçuşa yasak bölge ilan edeceklerdir.

O zaman ne bekleriz? Rus kuvvetleri (çoğunlukla Hava taarruz grubu) Türk ordusunun Suriye’deki taarruzunu durdurabilir mi, ya da en azından yavaşlatabilir mi?

Maalesef, bunu söylemek zorundayım ki, bu imkânsız. Askerlik sanatının, bilimsel ve teknolojik gelişmeler veya hatta TV kanallarımızdaki iyimser konuşmalarla değiştirilemeyecek temel prensipleri vardır.  Ana karadan kopuk, yeterli ikmal hatları ve yeterli rezervleri olmadan küçük seferi birliğimizin uzun dönemde kaybetmesi kaçınılmazdır. Birkaç gün, birkaç hafta veya aylar alsın sonuç değişmeyecektir. Abluka altındaki Port Artur kalesinin kahramanca direnmesine rağmen teslim olması hadisesinin bir benzeri 111 yıl sonra tekrarlanabilir.

Yenilginin hızı savaş grubumuzun mücadele performansından ziyade düşmanın ezici üstünlüğünü ne kadar yoğun ve kararlı şekilde kullanacak olmasına bağlı olacaktır. Türklerin en modern hava ve füze sistemlerine sahip olmamalarına ve Suriye’deki Rus kuvvetlerinin bu konuda, yetenek ve sayı olarak ve bu harp alanına özel, sahip olduğu inkâr edilemez üstünlüğe rağmen, Türklerin kayıp ve yetersizlikleri üslerinin yakın olması nedeniyle süratle telafi edilebilir. 

Bu senaryoda, ilk hamlenin Türkler tarafından yapılacak olması nedeniyle, inisiyatifin Türklerin elinde olacağı da unutulmamalı. Ordumuz bu duruma reaksiyon göstermek durumunda kalacak. Askeri strateji ve taktiklerden azıcık haberi olan birileri bile bu faktörün değerini çok iyi bilir. Bu her harekâtta başarı için en temel anahtardır.

İlave olarak,  Türklerin göreceli olarak pasif olmalarına da güvenemeyiz: Erdoğan ve ekibi, tamamen iç politik hesaplarla; tarihsel olarak modern zamanlarda Türkleri her savaşta mağlup etmiş ancak,  şimdi nispeten zayıf haldeki bir süper güç ile yapılacak çok zorlu bir çatışma ile halkın vatansever duygularından nemalanmak için, süratli ve kesin bir zafere ihtiyaç duymaktadır.

Rusya Suriye’deki Türk saldırganlığına nasıl karşı koyabilir? Suriye’de hemen hemen hiçbir şey yapılamaz. Bölgedeki kuvvetlerin takviyesi, ikmal kesildiğinde sadece daha fazla araç ve asker kaybı anlamına gelir. (Suriye kuvvetlerinin durumundan bahsetmiyorum bile. Onlar İslamcı gerillalara ve benzeri silahlı çetelere karşı bile zor ayakta duruyorlar zaten)

Bu nedenle, bu senaryoda Suriye’deki kuvvetlerimizi kurtarmak ve Türk saldırılarını durdurmak ancak, Suriye dışındaki hedefler de dâhil, Türklerin tüm askeri yapısına yönelik tam teşekküllü bir askeri harekât ile mümkün olur. Bu durum da mahalli çatışma değil, gerçek bir savaş demek olur ve Türkiye’nin üyesi olduğu NATO’nun çatışmaya dâhil olmasına neden olabilir.

NATO müdahil olmasa bile böylesi bir savaş sadece cruise füzeleri ile kazanılamaz. Türkiye güçlü bir Hava Kuvvetlerine, yeterli hava savunmasına ve nispi olarak güçlü bir donanmaya sahip. Türkiye ile ortak bir sınırımız yok (ve donanmaları bizim Karadeniz Donanması’ndan çok daha güçlü)…

Ancak Ukrayna ile bir sınırımız var. Ve Donbas’ta durum gittikçe ısınıyor. Belki bu cephede Türklerin müttefiki olarak hareket eden Kiev’le sonuç alıcı kara muharebeleri gerçekleşecektir. Çatışmalar Kırım ve hatta Transdinyester’e yayılabilecektir. Surkov başkanlığındaki “barış gücümüz” Rusya’nın iki cephede savaşmak zorunda kalmasını sağlamış olacaktır. 

Eğer gerçekleşirse, savaş Rusya için gerçekten çok zorlu olacak, hemen zaferle sonuçlanmayacaktır. Aynı zamanda bizim sözde aydınlarımızın (liberal ve plutokratlar) son iki yıldır nasıl ihanet edeceklerini (paralarını alıp Batı’ya kaçmak) düşünerek geçirdiklerini düşündüğümüzde; her seviyede birçok sabotaja hazırlıklı olmamız gerekecektir. 

Suriye’deki savaşa doğrudan taraf olmamızın hiçbir iyi dönüşü olamaz.  Daha önce de söyleyip yazdım. Hala sözlerimin arkasındayım.

Böylesi bir durumda seferberlik ilanının gerekli olduğunu ve başka türlü başa çıkamayacağımızı düşünüyorum.


Kaynak:
http://www.liveleak.com
http://www.fort-russ.com
http://chervonec-001.livejournal.com/1160789.html
https://en.wikipedia.org/wiki/Igor_Strelkov_(officer)
 


848 Görüntülenme Sayısı
  

Sizin Yorumlarınız Bizim İçin Önemli *