• 13 Aralık 2017 Çarşamba
KILIÇ-KALKAN 0 Yorum 1 BEĞENİ

KILIÇ-KALKAN

Dr. Ataalp PINARER
Dr. Ataalp PINARER
Jeopolitika Uzmanı

       

 KILIÇ-KALKAN

 

Dr. Ataalp PINARER

BARZANİ NEDEN BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU İSTİYOR?

Bağımsızlık Barzani’nin zaten hep en temel amacıydı. Bunu anlamak için hem kendi geçmişi ve söylemleri; hem de babasının hayatı ve çalışmalarına bakmak yeterli.

Barzani bazı ülkelerce teşvik edilmekte ve desteklenmektedir. Bu ülkelerin başında İsrail geliyor. İsrail’in geleneksel müttefiki ve Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin en büyük hamisi olan ABD’nin son açıklamaları referanduma karşı oldukları yönünde; esasında ABD’nin bu konudaki esas derdi zamanlamanın yanlış olduğuna inanmasıdır.

Barzani, referandum için uygun zamanın geldiğine inanıyor olabilir.

Bu kanıya varmasına neden olan varsayımlar şöyle sıralanabilir:

Suriye’deki gelişmelerin Türkiye ve İran’ı yeterince meşgul edeceği ve kendisi ile uğraşılmayacağı varsayımı,

Türkiye’nin iç siyasi gelişmeleri bağlamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin kritik önem taşıyan 2019 Başkanlık ve Meclis Seçimleri öncesinde bir dış müdahale macerasına atılmayacağı varsayımı,

Türkiye’nin geleneksel müttefikleri olan ABD ve AB ile ilişkilerinin en kötü olduğu dönemde bir müdahaleyi göze alamayacağı varsayımı,

Türk Ordusu’nda personel zafiyeti olduğu varsayımı;

Ayrıca Barzani;

Pazarlık gücünü artırarak, Irak Merkezi Hükümeti’nden özerkliği genişletici yönde daha fazla hak talep etmek istiyor. Zaten bu yönde emareler de ortaya çıkmaya başladı.

BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU NE GİBİ SONUÇLARA YOL AÇAR?

Bölgedeki Kürt, Türkmen ve Araplar arasında, özellikle Kerkük gibi tartışmalı bölgelerde gerilim artar, şiddet olayları ve çatışmalar yaşanır. Türkiye bölgedeki Türkmen varlığını koruyamaz ise, bunun iç politikada ciddi yansımaları olur.

Türkiye tek başına veya İran ve/veya Irak Merkezi Hükümeti ile birlikte askeri müdahalede bulunabilir.

Irak ve İran, Şii ittifak ilişkisi içinde, Türkiye’nin müdahalesine veya müdahale ettiğinde ilerlemesine karşı çıkabilir. Ortaya çıkan gelişmelerle Türkiye İran rekabet ve çekişmesi kızışabilir.

Eğer bu referandum daha büyük bir planın parçası ise durum gerçekten çok vahim demektir.

Askeri stratejide uygulanan “Kılıç ve Kalkan” yöntemi vardır. Muhasımın asıl gücü bir tarafa yönlendirilir, burada oyalanır ve aşındırılır. Ancak burası Kalkan rolü oynamaktadır. Asıl darbe Kılıç tarafından vurulur.

II. Dünya Savaşı’nda Müttefik Güçleri İtalya’ya Güneyden gerçekleştirilen Harekâtı Kalkan olarak kullanmışlar; ancak asıl darbeyi Batıdan Normandiya’dan çıkarma yaparak vurmuşlardı.

İşte bu temelde düşünülen senaryoya göre; Türkiye Irak Müdahalesi ile yoğun olarak meşgul iken, Suriye’ye müdahale edemez hale gelir ve ABD’nin modern silahlarla desteklediği PYD-YPG unsurları Akdeniz’e ulaşarak amaçladıkları koridoru gerçekleştirir, özerklik ilan eder.

Bu özerk oluşum gerçekleştikten sonra ABD, AB, İsrail, İran, Irak, Rusya başta olmak üzere, uluslararası kamuoyu Türkiye’nin Irak’ta girdiği bölgelerden çıkması için baskı yapar. Sonuç olarak Türkiye burada kalamaz ve çekilir. Irak ve Suriye Kürtleri birleşir ve Akdeniz’e ulaşmış olan daha güçlü bir devlet kurarlar…

İşte eğer böylesi bir tuzak var ise ve Türkiye’nin Irak’a müdahalesi zorunlu hale gelirse; bu oyunu aynı anda Suriye’ye müdahalede bulunulması bozabilir. Böylesi bir zorlu durumun altından ise ancak, kısmi bir seferberlikle kalkılabilir…


233 Görüntülenme Sayısı
  

Sizin Yorumlarınız Bizim İçin Önemli *